bîgâne


bîgâne
(F.)
[ ﻪﻥﺎﮕﻴﺑ ]
yabancı.

Osmanli Türkçesİ sözlüğü . 2015.

Look at other dictionaries:

  • bigâne — sf., esk., Far. bīgāne 1) Yabancı 2) İlgisiz Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller bigâne düşmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • bigane — bigan(e see begin and bego …   Useful english dictionary

  • bigâne düşmek — yabancılaşmak Birkaç yabancı dili rahatlıkla konuşurken ana dilini bilmeyen ve bigâne düşmüş dudaklar susmalıdır. S. Ayverdi …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • Beagin — Recorded as Beg, Begg, a bewildering range of diminutives inclding Beggan, Beagin, Begin, Began, Beggan, Beggin, Biggan, Bigane, and the patronymic Beggs and Beggson, this unusual name is Scottish and Northern Irish. It is, or rather was a… …   Surnames reference

  • Begin — Recorded as Beg, Begg, a bewildering range of diminutives inclding Beggan, Beagin, Begin, Began, Beggan, Beggin, Biggan, Bigane, and the patronymic Beggs and Beggson, this unusual name is Scottish and Northern Irish. It is, or rather was a… …   Surnames reference

  • bigânelik — is., ği Bigâne olma durumu Avrupa da oturanların bigâneliklerine tahammül olunamayacağı artık yavaş yavaş anlaşılıyor. M. Ş. Esendal …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ilgisiz — sf. İlgisi olmayan veya ilgilenmeyen, kayıtsız, aldırmaz, alakasız, lakayıt, bigâne …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • yabancı — sf. 1) Başka bir milletten olan, başka bir milletle ilgili olan (kimse), bigâne, ecnebi Bu toprak bizimdir, içinde yabancının işi yok. R. E. Ünaydın 2) Aileden, çevreden olmayan (kimse veya şey), özge Ben, yabancı bir adam, neme lazım, hiç sesimi …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • yabancılaşmak — nsz 1) Tanımaz, bilmez duruma gelmek, yabancı olmak, bigâne düşmek 2) Alışamamak, yadırgamak, yabancılık çekmek Ses Sevim in sesi fakat kalınlaşmış, tıkanmış, yabancılaşmış bir ses. R. N. Güntekin …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • bota — yauru, bala, beçe, big, bigane …   Çağatay Osmanlı Sözlük